• BOŞ ALAN
  • BOŞ ALAN
  • BOŞ ALAN
Ethereum: Akıllı Sözleşmelerle Dünyayı Şekillendiren Merkeziyetsiz Devrim
18 okunma

Ethereum: Akıllı Sözleşmelerle Dünyayı Şekillendiren Merkeziyetsiz Devrim

ABONE OL
7 Ocak 2026 21:43
Ethereum: Akıllı Sözleşmelerle Dünyayı Şekillendiren Merkeziyetsiz Devrim
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kripto para denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri Bitcoin olsa da, blok zinciri teknolojisinin potansiyelini para transferinin ötesine taşıyan ve gerçek bir devrime imza atan platformlardan biri de şüphesiz Ethereum’dur. Bitcoin bir “dijital altın” veya “dijital nakit” olarak konumlanırken, Ethereum kendini “dünyanın bilgisayarı” olarak tanımlar. Bu benzetme, Ethereum’un sadece bir dijital para birimi olan Ether (ETH) olmaktan çok daha fazlasını temsil ettiğinin en açık göstergesidir. Ethereum, akıllı sözleşmeler aracılığıyla merkeziyetsiz uygulamaların (dApps) oluşturulmasına olanak tanıyan bir altyapı sunarak finans, sanat, tedarik zinciri ve daha birçok sektörde köklü değişiklikler meydana getirmektedir.

Ethereum Nedir ve Nasıl Ortaya Çıktı?

Ethereum, 2013 yılında Vitalik Buterin tarafından ortaya atılan ve 2015 yılında hayata geçirilen açık kaynaklı, blok zinciri tabanlı, merkeziyetsiz bir platformdur. Bitcoin’in temel blok zinciri prensiplerini alarak, bu teknolojiyi sadece para transferi için değil, aynı zamanda programlanabilir mantığı ve karmaşık uygulamaları destekleyecek şekilde genişletmeyi hedeflemiştir. Ethereum, Bitcoin’in “paranın interneti” vizyonunu “bilginin ve değerin interneti” vizyonuna taşımıştır.

Bitcoin’den Farkı: Bir Platform Olmak

Bitcoin’in blok zinciri esas olarak Bitcoin transferlerini kaydetmek ve doğrulamak üzerine kuruludur. Kendi komut dosyası dili olsa da, bu dil sınırlıdır ve karmaşık uygulamalar geliştirmeye uygun değildir. Ethereum ise, “akıllı sözleşmeler” adı verilen programlanabilir kod parçacıklarının doğrudan blok zinciri üzerinde çalıştırılmasına izin vererek bu sınırlamayı aşmıştır. Bu sayede Ethereum, sadece bir dijital para biriminin değil, binlerce farklı uygulamanın temelini oluşturabilecek çok yönlü bir platform haline gelmiştir.

Vitalik Buterin ve Ethereum’un Doğuşu

Ethereum’un fikir babası Vitalik Buterin, blok zinciri teknolojisinin potansiyelini sadece para transferleriyle sınırlı görmüyordu. Ona göre, bir blok zinciri çok daha geniş bir yelpazede merkeziyetsiz uygulamalara ev sahipliği yapabilmeliydi. Bu vizyonla 2013 yılında Ethereum whitepaper’ını yayımladı ve ardından Gavin Wood, Charles Hoskinson, Anthony Di Iorio ve Joseph Lubin gibi isimlerin de katılımıyla proje hayat buldu. Ethereum, 2014 yılında düzenlenen bir ilk token arzı (ICO) ile fon topladıktan sonra, 30 Temmuz 2015’te resmen faaliyete geçti.

Akıllı Sözleşmelerin Temelleri

Ethereum’un kalbinde yatan temel yenilik “akıllı sözleşmeler”dir. Nick Szabo tarafından 1990’larda ortaya atılan bu kavram, ancak blok zinciri teknolojisiyle gerçek anlamda hayata geçebilmiştir. Akıllı sözleşmeler, belirli koşullar karşılandığında otomatik olarak yürütülen, değiştirilemez ve şeffaf kod parçacıklarıdır.

Geleneksel Sözleşmelere Karşı Akıllı Sözleşmeler

Geleneksel sözleşmelerde taraflar arasında güven, bir hukuk sistemi veya aracı kurumlar (bankalar, noterler, avukatlar) aracılığıyla sağlanır. Bir sözleşmenin şartlarının yerine getirilip getirilmediği genellikle manuel olarak kontrol edilir ve ihlaller durumunda yasal süreçler başlatılır. Akıllı sözleşmeler ise bu süreci tamamen otomatikleştirir. Sözleşme hükümleri koda dökülür ve blok zincirine kaydedilir. Belirlenen koşullar otomatik olarak doğrulandığında, sözleşmenin ilgili maddeleri kendiliğinden yürürlüğe girer.

Güven, Şeffaflık ve Otomasyon

Akıllı sözleşmelerin en önemli avantajları şunlardır:

  • Güven: Sözleşme blok zincirinde olduğundan ve kodlanmış olduğundan, tarafların birbirine güvenmesine gerek kalmaz. Güven, kodun kendisi ve blok zincirinin şeffaflığı ile sağlanır.
  • Şeffaflık: Bir akıllı sözleşmenin kodu, blok zinciri üzerinde herkes tarafından görüntülenebilir (genellikle). Bu, sözleşmenin nasıl işleyeceğine dair tam bir şeffaflık sağlar.
  • Otomasyon: Koşullar karşılandığında sözleşme otomatik olarak yürütülür. Bu, insan hatasını ve gecikmeleri ortadan kaldırır.
  • Değişmezlik: Blok zincirine kaydedilen bir akıllı sözleşme, bir kez dağıtıldıktan sonra değiştirilemez. Bu, sözleşme şartlarının ihlal edilemeyeceği veya manipüle edilemeyeceği anlamına gelir.
  • Maliyet Etkinliği: Aracılar ve ilgili bürokratik süreçler ortadan kalktığı için maliyetler düşebilir.

Ethereum Sanal Makinesi (EVM)

Akıllı sözleşmelerin Ethereum blok zinciri üzerinde çalışmasını sağlayan temel bileşen, Ethereum Sanal Makinesi (EVM)dir. EVM, blok zinciri üzerinde dağıtılan akıllı sözleşmelerin kodunu yürüten merkeziyetsiz bir küresel bilgisayar gibi düşünülebilir. Her tam Ethereum düğümü (node) EVM’yi çalıştırır ve bu da tüm ağın sözleşmelerin durumunu ve yürütülmesini tutarlı bir şekilde senkronize etmesini sağlar. Geliştiriciler, Solidity, Vyper gibi programlama dilleri kullanarak akıllı sözleşmeler yazar ve bu sözleşmeler EVM tarafından anlaşılabilen bytecode’a dönüştürülür.

Ethereum Ekosistemi ve Merkeziyetsiz Uygulamalar (dApps)

Ethereum’un programlanabilir yapısı, merkeziyetsiz uygulamaların (dApps) geliştirilmesi için verimli bir zemin hazırlamıştır. Bu dApp’ler, Ethereum blok zinciri üzerinde çalışan akıllı sözleşmelerle desteklenir ve geleneksel web uygulamalarının merkeziyetçi yapısına alternatif sunar.

dApps Nedir?

Merkeziyetsiz uygulamalar (Decentralized Applications – dApps), arka uç kodları (sunucu tarafı) merkezi bir sunucu yerine merkeziyetsiz bir blok zinciri ağı üzerinde çalışan uygulamalardır. Bu, uygulamaların sansüre, kapatılmaya veya tek bir arıza noktasına karşı dayanıklı olmasını sağlar. Ethereum ağı üzerinde yüzlerce farklı dApp bulunmaktadır ve bunların sayısı her geçen gün artmaktadır.

Token Standartları: ERC-20, ERC-721 ve Daha Fazlası

Ethereum, farklı türde dijital varlıkların (token’lar) oluşturulması için standartlar sunar:

  • ERC-20: En yaygın token standardıdır. Genellikle değiştirilebilir (fungible) token’lar için kullanılır; yani her token diğerinin aynısıdır ve eşit değere sahiptir (örneğin, USD Coin (USDC) veya Uniswap (UNI) token’ları). Bu, merkeziyetsiz finans (DeFi) projeleri ve diğer birçok uygulama için temel oluşturur.
  • ERC-721: Değiştirilemez (non-fungible) token’lar (NFT’ler) için kullanılır. Her ERC-721 token’ı benzersizdir ve diğerlerinden farklıdır. Dijital sanat eserleri, koleksiyon öğeleri, oyun içi varlıklar gibi tekil dijital mülkiyetleri temsil etmek için idealdir.
  • ERC-1155: Hem değiştirilebilir hem de değiştirilemez token’ları tek bir akıllı sözleşme altında birleştiren daha gelişmiş bir standarttır. Özellikle oyun ve sanal dünya uygulamalarında esneklik sağlar.

Merkeziyetsiz Finans (DeFi) Devrimi

Ethereum, merkeziyetsiz finans (DeFi) hareketinin öncüsüdür. DeFi, geleneksel bankacılık ve finansal hizmetleri (borç verme, borç alma, takas, sigorta vb.) merkeziyetsiz bir şekilde, blok zinciri üzerinde sunan bir ekosistemdir. Akıllı sözleşmeler sayesinde, aracı kurumlara ihtiyaç duyulmadan, kullanıcılardan oluşan havuzlar arasında otomatik olarak işlem yapılabilir. MakerDAO, Uniswap, Aave gibi platformlar, milyarlarca dolarlık işlem hacmiyle DeFi’nin Ethereum üzerindeki gücünü göstermektedir.

NFT’ler ve Dijital Mülkiyetin Geleceği

ERC-721 standardının yükselişiyle birlikte NFT’ler (Non-Fungible Tokens – Değiştirilemez Token’lar) büyük bir popülerlik kazandı. Dijital sanat eserleri, müzikler, koleksiyonlar, sanal arazi parçaları ve hatta tweet’ler gibi benzersiz dijital varlıkların sahipliği artık Ethereum blok zinciri üzerinde ispatlanabiliyor. NFT’ler, sanatçılara eserleri üzerinde daha fazla kontrol ve telif hakkı sağlarken, koleksiyonculara da dijital mülkiyeti gerçek anlamda sahiplenme imkanı sunuyor. Bu, dijital dünyanın mülkiyet kavramını temelden değiştiriyor.

DAO’lar: Merkeziyetsiz Özerk Organizasyonlar

Merkeziyetsiz Özerk Organizasyonlar (Decentralized Autonomous Organizations – DAO’lar), blok zinciri üzerinde kodlanmış kurallar setleriyle yönetilen topluluklardır. Akıllı sözleşmeler, DAO’ların işleyiş kurallarını ve oylama mekanizmalarını tanımlar. DAO üyeleri, genellikle bir yönetim token’ına sahip olarak, projenin geleceği hakkında oy kullanabilir ve kararlar alabilir. Bu, hiyerarşik ve merkeziyetçi yönetim modellerine alternatif olarak daha şeffaf ve katılımcı bir yönetim biçimi sunar.

Akıllı Sözleşmelerin Dünya Üzerindeki Etkisi ve Uygulama Alanları

Ethereum ve akıllı sözleşmelerin potansiyeli, sadece finans ve sanatla sınırlı değildir. Birçok farklı sektörde verimlilik, şeffaflık ve güveni artırma potansiyeline sahiptirler.

Tedarik Zinciri Yönetimi

Akıllı sözleşmeler, ürünlerin tedarik zinciri boyunca takibini kökten değiştirebilir. Bir ürünün her aşaması (üretim, nakliye, depolama, perakende) blok zincirine kaydedilebilir. Koşullar karşılandığında (örneğin, ürün belirli bir sıcaklıkta taşındığında), otomatik olarak bir sonraki adıma geçilir. Bu, ürünün menşeini doğrulamayı, sahteciliği önlemeyi ve gecikmeleri azaltmayı sağlar.

Sağlık Sektörü

Hasta verilerinin güvenli ve şeffaf bir şekilde paylaşılması, akıllı sözleşmelerle mümkün olabilir. Hastalar, kendi sağlık verileri üzerinde tam kontrol sahibi olabilir ve sadece belirli koşullar altında (örneğin, belirli bir araştırma için anonim olarak) paylaşılmasına izin veren akıllı sözleşmeler oluşturabilirler. Bu, veri güvenliğini artırır ve bürokrasiyi azaltır.

Gayrimenkul ve Tapu Kayıtları

Gayrimenkul alım satım süreçleri, aracıların çokluğu ve bürokratik engeller nedeniyle karmaşık ve maliyetli olabilir. Akıllı sözleşmeler, tapu kayıtlarının blok zincirinde dijitalleştirilmesini sağlayarak, mülkiyet transferlerini hızlandırabilir ve maliyetleri düşürebilir. Belirli bir ödeme yapıldığında veya koşullar karşılandığında, mülkiyetin otomatik olarak yeni sahibine geçmesini sağlayabilir.

Oyun Sektörü

Oyun içi varlıklar (skinler, silahlar, karakterler) NFT olarak tokenize edilebilir. Bu, oyuncuların bu varlıkların gerçek sahibi olmasını, bunları oyun dışında alıp satabilmesini ve hatta farklı oyunlarda kullanabilmesini sağlar. Bu, oyun ekonomilerine yeni bir boyut kazandırır ve oyunculara daha fazla özerklik verir.

Dijital Kimlik Yönetimi

Merkeziyetsiz kimlik (DID) çözümleri, kullanıcıların kendi dijital kimlikleri üzerinde tam kontrol sahibi olmasını sağlar. Akıllı sözleşmeler aracılığıyla, bireyler kimlik bilgilerini kime ve ne kadar süreyle paylaşacaklarına kendileri karar verebilirler. Bu, veri ihlallerini azaltabilir ve çevrimiçi gizliliği artırabilir.

Seçim Sistemleri ve Demokrasi

Akıllı sözleşmeler, seçim sistemlerini daha şeffaf ve güvenilir hale getirme potansiyeline sahiptir. Oylar blok zincirine kaydedildiğinde, değiştirilemez ve herkes tarafından doğrulanabilir hale gelir. Bu, oy manipülasyonu iddialarını ortadan kaldırabilir ve seçmen güvenini artırabilir.

Sanat ve Telif Hakları

NFT’ler sayesinde sanatçılar, dijital eserlerinin orijinalliğini kanıtlayabilir ve eserleri her el değiştirdiğinde telif ücreti almayı sağlayan akıllı sözleşmeler oluşturabilir. Bu, sanatçıların adil bir şekilde ödüllendirilmesini ve eserlerinin izinsiz kullanımını engellemeyi kolaylaştırır.

Bilgi: Geleneksel Sözleşme ile Akıllı Sözleşme Karşılaştırması

Özellik Geleneksel Sözleşme Akıllı Sözleşme (Ethereum Üzerinde)
Güven Mekanizması Yasal sistem, aracı kurumlar (banka, noter), karşılıklı güven. Koda güven (code is law), blok zinciri şeffaflığı ve değişmezliği.
Yürütme Şekli Manuel, insan müdahalesi gerektirir. Otomatik, belirli koşullar karşılandığında kendiliğinden çalışır.
Değiştirilebilirlik Genellikle değiştirilebilir (ekler, iptaller vb. ile). Blok zincirine dağıtıldıktan sonra temelde değiştirilemez.
Maliyet Aracı ücretleri, yasal masraflar, bürokrasi nedeniyle yüksek olabilir. Gaz ücretleri (işlem maliyeti), aracı ücreti yok.
Şeffaflık Taraflar arasında sınırlı, kamuya kapalı olabilir. Kod genellikle açık kaynaklıdır, işlemler kamuya açık ve doğrulanabilir.
Hız Yavaş ve bürokratik süreçlere bağlı. Hızlı, ağın işlem kapasitesine ve gaz ücretlerine bağlı.

Ethereum’un Evrimi: Ethereum 2.0 (Serenity) ve Gelecek

Ethereum, kurulduğu günden bu yana sürekli gelişim içinde olmuştur. En önemli gelişim adımlarından biri, “Ethereum 2.0” veya daha güncel adıyla “Serenity” olarak bilinen büyük yükseltmeler serisidir. Bu yükseltmeler, ağın karşılaştığı temel zorlukları aşmayı hedeflemiştir.

İş Kanıtından Hisse Kanıtına (PoW’dan PoS’a) Geçiş

Ethereum, ilk başta Bitcoin gibi İş Kanıtı (Proof-of-Work – PoW) mutabakat mekanizmasını kullanıyordu. Bu sistem, madencilerin karmaşık matematiksel bulmacaları çözerek işlemleri doğrulamalarını ve yeni bloklar oluşturmalarını gerektiriyordu. Ancak PoW, yüksek enerji tüketimi ve ölçeklenebilirlik sorunlarıyla eleştiriliyordu.

2022 yılının Eylül ayında gerçekleşen “The Merge” (Birleşme) ile Ethereum, Hisse Kanıtı (Proof-of-Stake – PoS) mutabakat mekanizmasına geçiş yaptı. PoS’ta, madencilik yerine “doğrulayıcılar” (validatorlar), ETH token’larını stake ederek (kilitleyerek) ağ güvenliğine katkıda bulunur ve işlemleri doğrularlar. Bu geçişin temel faydaları şunlardır:

  • Enerji Verimliliği: Ethereum’un enerji tüketimi %99’dan fazla azaldı.
  • Güvenlik: Ağı manipüle etmek daha maliyetli ve zor hale geldi.
  • Ölçeklenebilirlik İçin Temel: PoS, gelecekteki ölçeklenebilirlik çözümleri için zemin hazırladı.

Ölçeklenebilirlik Çözümleri: Sharding ve Rolluplar

PoW’dan PoS’a geçiş önemli olsa da, Ethereum’un ölçeklenebilirlik sorununu tamamen çözmedi. Ağın aynı anda işleyebileceği işlem sayısı (TPS – Transactions Per Second) hala nispeten sınırlıdır ve bu da yüksek gaz ücretlerine ve işlem gecikmelerine neden olabilir. Bu sorunları çözmek için iki ana strateji benimsenmiştir:

  • Sharding: Ethereum blok zincirini daha küçük, paralel zincirlere (“shard”lara) bölme fikridir. Her shard, kendi işlemlerini bağımsız olarak işleyebilir, bu da ağın genel işlem kapasitesini önemli ölçüde artırır. Bu teknoloji hala geliştirme aşamasındadır.
  • Layer 2 (İkinci Katman) Çözümleri: Bu çözümler, Ethereum ana zinciri (Layer 1) üzerindeki yükü azaltmak için işlemlerin bir kısmını veya tamamını ana zincir dışında işler ve sonuçları periyodik olarak ana zincire gönderir. En popüler Layer 2 çözümlerinden bazıları Rolluplar’dır (Optimistic Rollups ve ZK-Rollups). Arbitrum, Optimism ve zkSync gibi projeler, Ethereum’un işlem hacmini artırarak gaz ücretlerini düşürmeye yardımcı olmaktadır.

Enerji Tüketimi ve Çevresel Etki

PoS’a geçişle birlikte, Ethereum’un çevresel ayak izi dramatik bir şekilde azaldı. Bu, kripto paraların enerji tüketimi konusundaki eleştirilere önemli bir yanıt olmuştur ve Ethereum’un sürdürülebilir bir gelecek için teknolojik bir temel oluşturma konusundaki kararlılığını göstermektedir.

Ethereum’un Potansiyeli ve Zorlukları

Ethereum, blok zinciri ve akıllı sözleşme teknolojileriyle dünyayı dönüştürme potansiyeline sahip bir platformdur. Ancak bu potansiyelin yanında, aşılması gereken bazı zorluklar da bulunmaktadır.

Büyük Potansiyel

  • Merkeziyetsiz Dünya: Geleneksel aracıların ortadan kalktığı, güven gerektirmeyen, şeffaf ve otomatize edilmiş bir dijital ekonomi ve toplum inşa etme potansiyeli.
  • İnovasyon Motoru: DeFi, NFT’ler, DAO’lar ve daha birçok alanda sürekli olarak yeni iş modelleri ve uygulamaların ortaya çıkmasına zemin hazırlaması.
  • Kapsayıcılık: Geleneksel finansal sistemlere erişimi olmayan milyarlarca insana finansal hizmetler sunma imkanı.
  • Veri Egemenliği: Bireylerin kendi verileri ve dijital kimlikleri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olması.

Karşılaşılan Zorluklar

  • Ölçeklenebilirlik: PoS’a geçişe rağmen, Layer 1 Ethereum hala yüksek işlem hacimleriyle başa çıkmakta zorlanabilir. Sharding ve Layer 2 çözümleri bu sorunu gidermeye çalışsa da, tam entegrasyon ve benimseme zaman alacaktır.
  • Gaz Ücretleri: Ağdaki yoğunluğa bağlı olarak gaz ücretleri (işlem ücretleri) zaman zaman yüksek seviyelere ulaşabilir, bu da küçük işlemler için maliyetli olabilir. Layer 2 çözümleri bu sorunu büyük ölçüde hafifletmektedir.
  • Düzenleyici Belirsizlikler: Dünya genelindeki hükümetler, kripto para ve blok zinciri teknolojilerini nasıl düzenleyecekleri konusunda hala tam bir uzlaşıya varamamıştır. Bu belirsizlik, geniş çaplı benimsemeyi engelleyebilir.
  • Kullanıcı Deneyimi: Blok zinciri teknolojileri, ortalama bir kullanıcı için hala karmaşık olabilir. DApp’lerin ve cüzdanların kullanımını basitleştirmek, geniş kitlelere ulaşmak için kritik öneme sahiptir.
  • Akıllı Sözleşme Güvenliği: Akıllı sözleşmelerdeki hatalar veya güvenlik açıkları, büyük miktarda fon kaybına yol açabilir. Kod denetimleri ve güvenlik protokolleri hayati öneme sahiptir.

Sonuç

Ethereum, sadece bir kripto para birimi olmanın ötesinde, dünyayı merkeziyetsiz, şeffaf ve güvenilir bir şekilde yeniden inşa etme potansiyeline sahip devrim niteliğinde bir platformdur. Akıllı sözleşmeler aracılığıyla finans, sanat, tedarik zinciri, sağlık ve birçok diğer sektörü dönüştürmeye başlamıştır. PoS’a geçiş ve Layer 2 çözümleri gibi sürekli yeniliklerle ölçeklenebilirlik ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaya çalışan Ethereum, önündeki zorluklara rağmen dijital geleceğin en önemli yapı taşlarından biri olmaya devam edecektir. Gelecekte, internetin evrimi gibi, Ethereum’un da günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi beklenmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ethereum ile Ether (ETH) arasındaki fark nedir?

Ethereum, akıllı sözleşmelerin ve merkeziyetsiz uygulamaların (dApps) çalıştığı blok zinciri ağı ve platformun adıdır. Ether (ETH) ise, bu Ethereum ağının yerel kripto para birimidir. ETH, ağdaki işlemleri (akıllı sözleşme yürütmeleri, token transferleri vb.) gerçekleştirmek için ödenen “gaz ücretleri”ni karşılamak için kullanılır ve aynı zamanda ağın güvenliğini sağlamak için PoS sisteminde stake edilebilir.

Akıllı sözleşmeler yasal olarak geçerli midir?

Akıllı sözleşmelerin yasal geçerliliği, dünya genelindeki farklı yargı bölgelerinde hala gelişmekte olan bir konudur. Bazı ülkeler ve eyaletler, blok zinciri tabanlı sözleşmeleri yasal olarak tanımaya başlamıştır, ancak çoğu durumda geleneksel yasal sözleşmelerle aynı düzeyde bir tanınırlığa sahip değillerdir. Yasal ve teknik dilin entegrasyonu, bu alandaki en büyük zorluklardan biridir.

Ethereum’un en büyük rakibi kimdir?

Ethereum, blok zinciri pazarında birçok rakiple karşı karşıyadır. En önemli rakipler arasında yüksek işlem kapasitesi ve düşük maliyet sunan Solana, Avalanche, BNB Smart Chain (BSC) gibi Layer 1 blok zincirleri yer almaktadır. Ayrıca, Polkadot ve Cosmos gibi birlikte çalışabilirlik odaklı ağlar da Ethereum’a alternatif çözümler sunmaktadır. Ancak Ethereum, sahip olduğu geliştirici ekosistemi ve ağ etkisiyle hala pazar lideri konumundadır.

Ethereum PoS’a geçtikten sonra neden hala gaz ücretleri var?

Ethereum’un İş Kanıtı’ndan (PoW) Hisse Kanıtı’na (PoS) geçişi, ağın enerji tüketimini büyük ölçüde azaltırken, gaz ücretlerinin varlığını ortadan kaldırmaz. Gaz ücretleri, ağ kaynaklarının (işlem gücü ve depolama) kullanımını dengelemek ve spam saldırılarını önlemek için bir mekanizmadır. PoS, güvenliği ve verimliliği artırsa da, ağdaki talebe göre işlem kapasitesi hala sınırlıdır. Ancak Layer 2 çözümleri gibi ek ölçeklenebilirlik çözümleri, gaz ücretlerini daha makul seviyelere çekmeye yardımcı olmaktadır.

Ethereum’a yatırım yapmak güvenli mi?

Herhangi bir kripto para birimine yatırım yapmak yüksek risk taşır ve Ethereum (ETH) da bir istisna değildir. Kripto piyasaları volatil olabilir ve fiyatlar kısa sürede büyük ölçüde değişebilir. ETH’nin uzun vadeli potansiyeli yüksek olsa da, pazar dinamikleri, düzenleyici gelişmeler ve teknolojik değişiklikler gibi birçok faktör fiyatını etkileyebilir. Her yatırım gibi, Ethereum’a yatırım yapmadan önce kendi araştırmanızı yapmanız, riskleri anlamanız ve yalnızca kaybetmeyi göze alabileceğiniz miktarda yatırım yapmanız önerilir.

En az 10 karakter gerekli